1 Mart 2009 Pazar

Deniz Gezmişin Çocukluğu

Ayaş, eski istanbul-ankara bir numaralı devlet karayolu uzerinde, ankaraya bağlı ve 55 kilometre uzaklıkta küçük, şirin kasabadır. Ayaş çayının ikiye böldüğü, ılıca sularıyla ünlü, orta kısmı tepelerle kaplı, çayın geçtiği vadide bağların ve meyve bahçelerinin uzandığı bu şirin kasaba da tek katlı evlerin birisinde soğuk bir kış günü, bir anne ikinci erkek çocuğunu dünyaya getirir.

Baba Cemil Gezmiş, o günü yıllar sonra şu sözleri ile dile getirir.

Karlı bir şubat sabahı Ayaş'ta dünyaya gözlerini aştığın zaman ilk işin ağlamak olmuştu.


Gezmiş ailesi, 28 mart 1947 Cuma günü doğan çocuklarına Deniz ismini verirler.

Deniz ise çocukluğu hakkında şunları anlatmaktadır.

1947 senesinde Ankara'nın Ayaş ilçesinde doğdum. Babam ben doğduğum senelerde Ayaş'ın bir ilkokulunda öğretmenlik yapıyordu. O zaman ve şimdi gerek olmadığı için merak edip babamın hangi okulda öğretmenlik yaptığını sormadım. Daha doğrusu ben 6 aylıkken Ayaş'tan ayrıldığımız için eski durumu bilmiyorum. Ben dünyaya geldikten sonra babam sivasa nakledilmiş. Sivas'ın kaza ve köylerinde ilkögretim müfettişi olarak görev yapmış. İlokulu sivas'ın yıldızeli kazasıdaki ilkokulların birinde okudum. Sonra sivasa nakledildik. Sivas Selçuklular İlkokulu'nda tahsile devam ederek ilkokulu bitirdim. Mezuniyet tarihimi hatırlamıyorum. Ortaokulu sivas Atatürk Ortaokulunda okudum ve bitirdim. Hatırladığıma göre sene 1961 di.


Deniz ile ilokul ve ortaokul arkadaşı olan Ayhan Çubukçu, şunları anlatmaktadır.

Deniz çok yakın arkadaşımdı. İlkokuldan liseye kadar çocukluğumuz beraber geçti. Üniversite de tekrar 68 işgallerinde karşılaştık.

Daha 9 - 10 yaşımızda idik. Bir " Yedibela Çetesi " kurmuştu. Yedi kişi değildik ama adımız her nedense "Yedibela" idi. Biz yedi bela çetesinin üyeleriydik. Deniz'de tartışılmaz şefimizdi.

Yedi bela çetesinin aslında pek bir şey de yaptığı yoktu. Fakat grup olarak hareket etmek, ne bileyim bir yerde top oynanıyorsa takımı belirlemek, başka mahallenin çocuklarını dövmek gibi şeyler olurdu.

Demokrat Parti'li ailelerin çocukları ile dövüşürdük. İkimizde koyu CHP'li ailelerin çocuklarıydık. Babalarımız birbirileriyle sıkı dostu. Babam Eczacıydı. Amcam Nüzhet Çubukçu CHP milletvekilliği yapmıştı.





Devam Edecek......

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder